|
 |
| YAZAR : Elif |
15.01.2008
YÜKSEK TOPUK YÜKSEK ÖSTROJEN
"Topuklu ayakkabıyı kim icat etmiş bilmiyorum. Bildiğim bir şey varsa, o kişiye bütün kadınların çok şey borçlu olduğudur"
Marylin Monroe
Vitrinde duran kan kırmızı yüksek ökçelere hayranlıkla bakarken, kadın olmanın ne kadar güzel bir duygu olduğunu yeniden hatırlattım kendime. O şahane fetiş nesnelerini eğer bir erkek olsaydım asla giyemezdim. Kadını kadın hissettiren en özel nesnelerden bir tanesidir stilettolar. Topuk ne kadar yükselirse östrojeninde o kadar yüksektedir kuşkusuz…
Ayakkabıya asla hayır diyemeyenlerden olduğum için, vitrinde duran ayakkabıların cazibesine kapılıp, kendimi bir anda mağazanın içinde ayağımda kırmızı stilettolarla buldum. Fazla düşünmeden satın almam gerekiyordu. Kredi kartımı düşünmemeli ve hemen bu mağazadan, bu papuçlarla çıkmalıydım. (Yapmamam gereken bir şeyi yapmak istediğimde çok hızlı hareket ederim ve oldu bittiye getiririm işi.) Her neyse… Kırmızı papuçlarım önce kendisi gibi kırmızı kadife bir korumalığın içine konuldu sonra çok şık karton bir poşete…
Eve geldiğimde yaptığım ilk iş ayakkabılarımı ayağıma giymek ve google'da topuklu ayakkabının tarihini araştırmak oldu. Bu soruyu mağaza sahibine sorduğumda yüzüme aptal bir ifadeyle bakmıştı. Soru aklıma takılmıştı ve cevabı hemen öğrenmeliydim. Kısa bir sörf sürecinden sonra dökümanları okumaya başladım.Bu zamana kadar topuklu ayakkabının kadınlar için icat edildiğini düşünürdüm. Mısırlı kasapların yerdeki kandan ayaklarını korumak için, Moğol atlılarının da üzengilerini daha iyi kavrayabilmek için ayakkabılarına topuk ekleme ihtiyacı duyduğunu öğrendiğimde şaşırdım açıkçası… Fransa'da inanılmaz pis olan tuvaletlerden korunmak için topuklu ayakkabı kullanıldığı da başka bir söylentiydi... Topuklu ayakkabılar, anlaşıldığı gibi hayatı kolaylaştırmak üzere icat edilmiş ve o dönemlerde zerafetin sembolü değillermiş.
Bugünkü anlayışıyla kullanılmaya başlamasıyla ilgili olarak verilen en eski tarih ise 1533.
Tasarımcısı ise belki inanmayacaksınız ama Leonardo da Vinci'den başkası değil. Rivayete göre Floransa'nın aristokrat ailelerinden Medicis'lerin kızı Catherine de Medicis, yakışıklı bir dükle evlenecek. Catherine, ufak tefek bir kız olduğundan, müstakbel eşinin yanında sönük kalmak istemiyor. Üstelik törende oldukça görkemli olacak ve Catherine törenin görkemi altında da basit görünmemeli. Aile bu duruma çözüm ararken, çareyi aile dostları Leonardo da Vinci buluyor. Bu çare, topuklu ayakkabı. Catherine, ayakkabıları sayesinde çok gösterişli bir gelin oluyor. Onun görünüşünden etkilenen diğer kadınlar da hemen onu taklit etmeye başlıyorlar. Daha sonra, geçmişte yaşandığı gibi, topuklu ayakkabı da bir statü göstergesi halini alıyor... Ne mutlu ki yüzyıllar sonra Leonardo'nun bu keşfi de biz kadınların en önemli fetiş aracı haline geliyor.
Yaşasın Leonardo!!!
Yaşasın fetişist düşünce!!!
elif tan
|
|
 |
|
 |
|