|
 |
| YAZAR : Elif |
09.01.2008
Yaş: 30 / Yolun Neresi?
Blog sayfamda bulunan profil bölümünü ne zaman açsam,
Köşe de duran "yaş:30" yazısına kötü bir tabela yazısı gibi bakıyorum.
Çünkü her nedense 30 yaşında olduğum gerçeğinden uzakta tutuyorum düşüncelerimi ve tesadüfen bu gerçekle karşılaşınca "yok ya ben 30 değilim" diyecek kadar da şuursuzlaşabiliyorum.
Ben küçükken, 30 yaşında olan teyzeler; orta yaşlı ve kadın kadındı. Döpiyesleri, kürkleri, kollarını çeviren bilezikleri, boyunlarına dolanan gerdanlıklarıyla birer sıkıntısı nesnesiydiler. O zamanlar, benim için 30 yaşına gelmek, hayatta epeyce bir yol almak, kürk giymek, stilettolarla günlere gitmek, ilkokul çağına gelen çocuğuma "dersini yap çocum" diyebilmekti. Hele 40 yaşındakiler yada daha üzeri olanlar çok ama çok yaşlı insanlardı.
Şimdi etrafıma da bakınca, 40 ve daha üzerinde yaşayanlar çocukluğumun dönemindeki teyzelere / babaannelere hiç benzemiyorlar. Onlar şimdi, benim o dönem de 30 yaşında gördüğüm kadınlar kadar dinç. Hatta, onlardan daha sportif ve sadeler. 30 yaşında olanlar da (bir kısım kadın kadınlar hariç) 20'li yaşlarında dolanıyorlar sanki. Tıpkı benim gibi! Kendimi mi kandırıyorum diyeceğim ama yok!!gerçekten kadınların dinçlik ortalaması zamana meydan okuyor bence.
Yaşla ilgili bu düşüncelerde olmama rağmen yaş:30'u görmek yine de bende bir sendeleme hissi uyandırıyor. Bundan birkaç yıl öncesine kadar, sırt çantalarımızın içine doldurduğumuz kitaplarla kampüste dolaştığımız, okulun önünden otostop çekip şehre indiğimiz, akşamları lay lay lom Porsuk nehri kenarında özgürce oyalanıp, Hayal Kahvesinde rock gecelerine aktığımız günler…
Aynı zamanda İstanbul'da çalıştığım dergiye gitmek için, gece yarısı trene binip, valizle işe gittiğim, akşama doğru yine valizim elimde arkadaşlarıma gidip, gırgır şamata eğlendiğim ve tekrar okula dönmek için yine gece yarısı trene atladığım, yemekli vagonda sigara böreği ile kahvaltı yaptığım günler… Cebimde ne kadar para varsa o kadar zengin olduğum, sorumluluklarımın sadece kendimle sınırlı olduğu günler…
Şimdi, o günleri düşününce ve şimdiki yaşantıma bakınca aradan çok fazla zaman geçmemesine rağmen her şeyin çok hızlı değiştiğini görüyorum.
Ve bu değişen yaşam koşulları,zorunlu sorumluluk alanlarımın yaşımı 30 yaptığını da...
Artık genç kızlıktan çıktığım gerçeği ve düne kadar, "genç kızdım ne değişti?" sorusu belki kafa karıştıran…
Bir ayağım, birkaç yıl öncesine gitmek istese de aslında halimden memnun olduğum da bir gerçek.
Bazen, sadece eskisi kadar bireysel olamamak o dönemi çekici kılıyor ancak bu imreniş "evdeki huzur mutluluk budur" felsefesine de derinden inanmama ve yaşamımın en mutlu günlerinin şimdiler olduğunu düşünmeme de engel olmuyor.
Sorun sanırım, 30 yaş sonrasına dair geliştirilen klişeler… 30 yaş bir sınır. 29 yaşında genç bir kız sayılırken, 30 olunca orta yaşa meyilli kadın olmak, tacının elinden alınması gibi bir duygu...
e zor tabii!!
|
|
 |
|
 |
|